4 Kasım 2026

Eğitim Aşkına

Her şey daha iyi bir dünya için…

AE2 DENİZALTISI ÇANAKKALE’Yİ NASIL GEÇTİ?

Çanakkale Savaşı, tüm dünyadaki savaşların en büyüklerinden biridir. Düşmanın başlangıçtaki planı kuvvetli bir deniz saldırısı ile kıyılardaki savunma hatlarını etkisiz hale getirip sonradan bir kara harekatı başlatmaktı

Çanakkale Savaşı, tüm dünyadaki savaşların en büyüklerinden biridir. Düşmanın başlangıçtaki planı kuvvetli bir deniz saldırısı ile kıyılardaki savunma hatlarını etkisiz hale getirip sonradan bir kara harekatı başlatmaktı. Bunu başarmak için kendi içlerindeki çatlak seslere rağmen epeyce ısrarcı oldular. Sonuç başarısızlık oldu. Bunun çözümü olarak da deniz harekatının sonucunu beklemeksizin kara harekatını da başlatma kararı aldılar. Çünkü Çanakkale’nin denizden geçilemeyeceği netleşmişti. Belki genel olarak Boğaz’ı aşamadılar fakat yine de kuvvetli mayın hatlarından ve gemilerden sıyrılarak Marmara’ya açılan denizaltılar oldu. İşte bunlardan biri de Avustralya donanmasına ait olan AE2’dir. Bu denizaltının önemini anlamak için U21 denizaltısının başarılarını bilmek yeterlidir.
Savaşla ilgili detaylı çalışma yapanlar Almanların U21 denizaltısının başarılarını duymuştur. Savaşlarda o dönem yeni yeni kullanılan denizaltılar belirleyici olabilirdi.

AE2 DENİZALTISI

İnşası Vickers Armstrong tarafından 18.06.1913 – 28.02.2014 arasında yapılmıştır. Avustralya Kraliyet Donanması’na aittir. Komutanı “Binbaşı Henry Hugh Gordon Stoker”dır. Uzunluğu 53 metre olup genişliği 6,9 metredir. Ağırlığı 809 tondur. 4 torpido kovanına sahip olan bu muhteşem denizaltı 32 mürettebata sahiptir. Su üstünde 15, su altında 10 deniz mili hız yapabiliyordu.

AE2 denizaltısı, Marmara’ya geçen ilk denizaltıdır. Kendisinden sonra geçen başka denizaltılar da olmuştur.

AE2 İÇİN ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI’NIN SEYRİ NASILDI?

5 Şubat 1915’te başka gemi ve denizaltıların bulunduğu bir gruba katıldı. Bu grup daha sonra Mondros Limanı’nda bir araya geldi. AE2’nin Marmara’ya geçiş planı 23 Nisan 1915’te yapıldı. 24 Nisan’da Soğanlıdere önlerine gelen denizaltının baş ufkî dümeninde bir arıza tespit edildi ve denizaltı Bozcaada’ya döndü. Buradaki onarımdan sonra tekrar denize açıldı. Gece 02.30’da Boğaz’a girdi. Işıldaklar yüzünden Boğaz’ın kuzey kıyısına yakın şekilde seyretmek zorunda kaldı. 04.30 civarında Soğanlıdere’ye 2,4 mil kala top ateşiyle karşılaştı ve dalmak zorunda kaldı. Dalınca da bu kez mayın hatlarıyla yüz yüze geldi. Birkaç mayın teline sürterek de olsa ilerlemeyi başardı. Zaman zaman periskop derinliğine çıkarak pozisyonunu tayin etmeye çalıştı. Bu çıkışlardan birinde yakın mesafedeki bir destroyeri fark ederek ona ateş açtı. Bir süre su altında kaldıktan sonra yeniden periskop derinliğine çıkmaya çalıştı ve bu esnada derinliği sadece 3 metre olan bir yerde dibe vurdu. Kıyıya çok yakın bir yerde dibe vurmuştu ancak toplar o kadar aşağıya eğilemediğinden AE2’ye ateş açılamadı. Geri manevra ile kurtulmaya çalışırken yeniden karaya otursa da oradan kurtulmayı başardı. 6 metrelik bir derinlikte ilerlerken birçok gambot, destroyer ve gemi ile karşılaştığından 27 metreye inerek Nara Burnu’nu bu şekilde geçti. Kendini izleyen römorkörleri görerek dibe oturdu ve bekledi.

Çevredeki gemiler 19.00 civarında uzaklaştı. Bunun üzerine AE2 21.00’de su üstüne çıktı. Dizellerini çalıştırıp bataryalarını şarj etti. Marmara’ya geçmeyi başardığını haber vermek için Saros Körfezi’nde konuşlandırılmış bir gemi ile telsiz bağlantısı kurmaya çalıştı. Teknik nedenler yüzünden mesajın iletilip iletilemediğini öğrenemediler. Oysa mesaj çoktan iletilmişti. Bundan umutlanan “Müttefik Kuvvetler Komutanı Ian Hamilton” gemileri geri çekmek üzereyken bundan vazgeçerek donanmanın biraz daha dayanmasını istedi.

AE2, Marmara Denizi’nin içlerine ilerledi. Defalarca başka gemilerle karşılaştı ancak onlara yaptığı atışları isabet ettiremedi. Zaman zaman dalmak zorunda kaldı. Bazen de balıkçı teknelerine yaklaşarak onları korkutmaya çalıştı. Başarısız atışlar ve kendisine saldıran Osmanlı gemileri nedeniyle etkili olamayan AE2, yeniden Çanakkale Boğazı’na yöneldi. Cephanesi iyice azaldığından tedbirli davranmak zorundaydı. Boğaz girişinde gemilere rastlamayınca Gelibolu’ya yöneldi. Muavenet-i Milliye gemisinin cesurca saldırmasından ötürü yine etkisiz kaldı. Karaburun civarındayken Sultanhisar gemisi ile karşılaştı. Sultanhisar’ın gözcüleri, AE2’yi tespit edince hemen ateş açtılar. Bunun üzerine denizaltı dalmak zorunda kaldı. AE2 ne zaman periskop derinliğine çıksa ateş altında kaldı. Sultanhisar torpidobotuna bir torpido atsa da gemi bundan usta bir manevrayla kurtuldu. Sultanhisar sonunda AE2’yi mahmuzlayarak (çarparak) batırmaya çalıştı. Başka gemiler de yardıma çağırılınca denizaltı çok zor durumda kaldı. Aşırı dalarak 100 feet derinliğini aştı. Bunun üzerine dalma sarnıçlarını üfleyen denizaltı baş aşağı olacak şekilde yüzeye çıktı. Bu fırsatı değerlendiren Sultanhisar, AE2’yi üç kez vurdu. Kurtulma ümidi kalmayan denizaltı teslim oldu. 3 subay ve 29 er esir alındı. Amiral Stoker da bunlardan biriydi. Ele geçirilmemesi için kendi personeli tarafından 40 derece 33 dakika enlem ve 27 derece 10 dakika boylam mevkiinde 128 metre derinlikte batırıldı.

AE2 DENİZALTISI ŞİMDİ NEREDE?

Selçuk Kolay ve ekibi, AE2’yi Karabiga açıklarında tespit etti. 72 metre derinlikteki denizaltının videoları çekildi. İlerleyen yıllarda çıkarılıp sergilenmesi için çalışma yapılmaktadır.

Serbay KAYGANACIOĞLU (serbayk@egitimaskina.com)