Su, insanın en temel yaşam kaynaklarından biridir. Başka gezegenlerde hayat aranırken aranan ilk unsur oranın suya sahip olup olmadığıdır. Nefes almak, bitki hayatını sağlamak gibi yaşamsal bir önemi vardır.
TÜİK’in verilerine göre ülkemizde kullanılan 60 milyar metreküp suyun yaklaşık 6 milyar metreküpü içme suyu olarak tüketiliyor. Yani suyumuzun %10’unu içiyoruz. Artan nüfus, çarpık kentleşme gibi sorunlar suyun hem teminini hem de tasarruflu tüketimini engellemekte. Bunlara bir de iklim değişikliği eklenince suyun önemi daha da artıyor.
Şehirlerimizin İçme Suyu Nasıl Temin Ediliyor?
Büyük şehirlerin nüfusu fazla olduğu için buralarda içme su ihtiyacı artık karşılanamamakta. Bunun telafisi ise çevredeki su havzalarından faydalanmak. İstanbul ve Ankara’ya Bata Karadeniz havzasından, İzmir’e ise Manisa yöresinden içme suyu temin ediliyor. Adana için de daha batıdan su takviyesi yapılıyor.
İçme Sularımız Güvenilir mi?
Nüfusumuzun %65’i, en kalabalık illerimizde yaşıyor. Bu nüfusun su ihtiyacı için barajlardan faydalanılıyor. Akarsulardan, yer altı sularından ve barajlardan elde edilen suların temizliği ise tam bir muamma. Son dönemde yapılan analizler sonucunda evlerimize gelen çeşme suyunun dışında satılan markalı suların büyük bir bölümünde ağır metallere rastlandı. Hatta çok büyük markaların reklam yoluyla öve öve bitiremediği sular “orta” diyebileceğimiz bir kategoriye dahi giremedi. Durum böyleyken herkes hem sağlıklı hem de lezzetli sulara yönelmeye başladı.
İlk beşe baktığımızda ” Kızılcahamam Javsu, Fuska, Buzdağı, Taşkesti, Munzur” gibi markalar öne çıkıyor. Yüzden fazla markanın bulunduğu listeler belli aralıklarla güncellenmekte. En sağlıklı içme sularına ait listelere buradan bakabilirsiniz.


Daha fazlası...
HİTİTLER VE ANADOLU’DAKİ BAZI HİTİT ESERLERİ
ÇATALHÖYÜK VE İLK YERLEŞİK YAŞAMIN İZLERİ
Bir Kadının Saklı Mevsimi-Kimberley Freeman