3 Ağustos 2026

Eğitim Aşkına

Her şey daha iyi bir dünya için…

AVRUPALILARIN KAHVE İLE İMTİHANI

Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa’nın kapılarını zorlamış ancak Viyana’dan öte gidememiştir. Biliyoruz ki savaşlar da birçok kültürel etkileşime yol açar. İşte kahvenin Avrupalılara geçişi de aslına böyle bir olaya dayanır.

Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa’nın kapılarını zorlamış ancak Viyana’dan öte gidememiştir. Biliyoruz ki savaşlar da birçok kültürel etkileşime yol açar. İşte kahvenin Avrupalılara geçişi de aslına böyle bir olaya dayanır.

 

1683’te Viyana önlerine gelen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, şehri ele geçirip hem ününe ün katmak hem de Osmanlı’yı Avrupa’nın içlerine kadar genişletmek istiyordu. Hatta şehri ele geçirince yapacağı geçit töreninin hazırlıklarını bile yapmıştır. Bu merasimde kullanılacak değerli eşyaları Topkapı Sarayı’ndan getirtmiştir. Fakat müttefik ordusunun başına Polonya Kralı Jean Sobiesky geçince Merzifonlunun hayalleri suya düşmüştür. Çünkü bu kral, o bölgedeki asayişi ve bütünlüğü yeniden sağlayabilen yegane insanlardandır. Mustafa Paşa, birçok kıymetli şeyi geride bırakarak geri çekilmiştir. O eserlerin bir bölümü şu an Polonya müzelerinde bile yer etmiştir. Bırakılanların içinde çekilmemiş kahve çekirdekleri de vardır. Kahve çekirdeklerini görerek “Türkler keçi pisliği yiyormuş.” diyenler, bu çekirdekleri imha etmeye çalışmışlardır. Neyse ki önceki zamanlarda Osmanlı topraklarında yaşamış olan bir Viyanalı çıkıp da durumu izah edince her şey anlaşılmıştır. Elbette kahvenin Avrupa’ya gelişi sadece bu şekilde değildir. Dönemin gezginlerinin payı çok daha fazladır. Fakat tüketilebilir miktarda kahveye sahip olmalarında bu olayın payı çok büyüktür.

 

Kim derdi ki savaşmaya giderken bir fincan kahve ile karşılaşacaklar? Onlar kahveyi kazandı, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ise kellesinden oldu.

Serbay KAYGANACIOĞLU (serbayk@egitimaskina.com)