Osmanlı İmparatorluğu, halkın konuştuğu dil Türkçe olsa da yazı dilinde dinî sebeplerle Arap harflerini tercih etmişti. Ancak Arap alfabesinin yapısı, Türkçeye tam anlamıyla uymuyordu. Göktürk alfabesi kadar dahi fayda sağlamıyordu. Bu nedenle öğrenilmesi zor olan bu alfabeyi ciddi bir tahsil görmemiş kimselerin okuması ne yazık ki pek mümkün değildi.
III. Selim’in kız kardeşi Hatice Sultan’ın Latin harfleriyle Türkçe yazan ilk insan olduğunu biliyor muydunuz? 1804 yılında Hatice Sultan’a ait Ortaköy-Kuruçeşme arasındaki Neşetâbâd Sarayı’nın kısmi onarım ve iç dekorasyonunu yapan Fransız mimar Antoine Ignace Melling, biraz Türkçe biliyordu. Fakat Arap alfabesini okuyup yazamıyordu. Tam 18 yıl İstanbul’da yaşayan Melling, burada kaldığı dönemde büyük tarihî ve sanatsal değeri olan gravürler de yapmıştı. Sanatçının iletişimle ilgili sıkıntısını ortadan kaldırmak isteyen Hatice Sultan, Latin alfabesini öğrendi ve ona notlarını mektup şeklinde göndermeye başladı. Böylece Harf Devrimi’nden 125 yıl önce Latin harfleri ve dilimiz buluşmuş oldu.
Sözünü ettiğimiz mektuplar günümüzde Fransa’daki özel bir koleksiyonda korunmaktadır. Jacques Perot ve Frédéric Hitzel tarafından derlenerek yayımlanmışlardır. Tarihî bir belge olmaları nedeniyle bizim için çok önemlidirler.
Melling mi? İstanbul’dan sonra Fransa’ya gitmiş ve orada da Napolyon’un eşi Josephine’in yanında “manzara ressamı” olarak çalışmıştır.
Serbay KAYGANACIOĞLU (serbayk@egitimaskina.com)


Keşke bu kadını dinleselermiş