Türk edebiyatı birçok büyük yazar ve şair yetiştirmiştir. Özellikle özgün eserler verenler kalıcı olabilmiştir. Birçok insan gibi edebiyatçılarımız da özel hayatlarını farklı mekanlarda sürdürmüşlerdir. Kimisinin aşkı Boğaz, kimisinin bir meyhane, kimisinin de İstanbul’un sokakları olmuştur. İşte onlardan biri ve oradaki defter: Lambo’nun Meyhanesi
Balık Pazarı’nda yer alan -Bugünkü Nevizâde Sokağı- Lambo’nun Meyhanesi, 20. yüzyılın ortalarına kadar birçok edebiyatçının uğrak mekanı olmuştur. Betimlenirken “bir tramvay büyüklüğünde” ifadesinin hep kullanıldığı bu meyhane, en başta Orhan Veli KANIK ve onun çevresinin sıkça gelmesiyle tanınmıştır. Günümüzde “meyhane” sözcüğü toplumumuzda olumsuz bir çağrışıma sahip olsa da o dönemde bir kuytuda demlenmek isteyenlerin toplandığı yer olarak kullanılmaktadır. İşte bu küçücük yer birçok edebiyatçıyı ağırlamıştır.
Ünlü oyuncu rahmetli Erol GÜNAYDIN, gençlik yıllarında Lambo’nun Meyhanesi’nde takılanlardan biridir. Mekanı işleten Bay Lambo’yu ve meyhaneyi şöyle tarif etmiştir: ” Mösyö Lambo orta yaşlı çok hoş, çok tonton bir adamdı. Şairleri, edebiyatçıları çok severdi. Onlar da hep oraya giderler, içerlerdi. Lambo’nun bir veresiye defteri vardı, herkes züğürt; paraları çıkmadığı için de Lambo o deftere beyit yazdırırdı. Ya bir şiir, ya bir söz yazarlardı. Ben Galatasaray’da okurken arkadaşım Baran’la hep oraya gider, bir bira söyler, Lambo’nun veresiye defterini masaya koyar okurduk. Orada Oktay Rİfat’ı, Melih Cevdet’i görünce çok memnun olurduk. Sonra hepsiyle arkadaş oldum, onlarla buluşup meyhanelerde içip tartışırdık.”
Beyit: Divan Edebiyatı’nda, aynı ölçüde yazılan ve anlam yönünden birbirine bağlı olan iki dizelik şiir birimi.
Lambo’nun Meyhanesi’ndeki Veresiye Defterine Ne Oldu?
Bahsi geçen veresiye defteri o günlerden bugüne çok büyük anılarla dolu. Oraya yazanlar, edebiyata yön verenlerdi. Ancak Lambo’nun Meyhanesi de bir gün kapanır. Erol GÜNAYDIN’ın anlatımına ve bazı gazetelere göre Bay Lambo’nun Meyhanesi’nin kapanma sebebi “komünizm”dir. Erol GÜNAYDIN oraya çok gidenlerden olan Oktay Rifat HOROZCU’ya defterin akıbetini sorar. Aldığı cevap “Milli Emniyet onu aldı.” olur. Defteri Mücap OFLUOĞLU’yla çok aradıklarını ancak defterin izine rastlamadıklarını söyleyen Erol GÜNAYDIN’ın ömrü, defteri bulmaya yetmedi.
Mevzu hakkında birçok yazı yazıldı. Bahsi geçen defter belki yakıldı, belki bir köşede bulunmayı bekliyor. Umuyoruz ki eğer hâlâ sağlamsa bulan biri bu nadide eseri edebiyatımıza kazandıracak. Dünyada sanat değeri taşıyan başka bir “veresiye defteri” var mı ki?
Serbay KAYGANACIOĞLU (serbayk@egitimaskina.com)



Daha fazlası...
Bir Kadının Saklı Mevsimi-Kimberley Freeman
Yazısı Çirkin Çocuklar İçin Neler Yapılabilir? (Etkili Çözümler)
6. SINIF TÜRKÇE DERS KİTABI MEB 2025-2026 YENİ MAARİF MODELİ (TEK PARÇA)