Talip APAYDIN kimdir? – Köy romanı yazarlarımızın köyden yetişme ve köy enstitüsü çıkışlı olanlarından biridir Talip APAYDIN. 1926’da Polatlı’nın “Ömerler” köyünde doğmuştur. İlkokuldan sonra, 1943’te sonradan “Çifteler Köy Enstitüsü” adını alan “Hamidiye Köy Öğretmen Okulu”nu bitirmiştir. 1946’da “Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü”nden mezun olarak köy okullarında öğretmenlik yapmıştır. Devamında “Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü”nün bitiriş sınavlarını verip ortaokullarda öğretmenlik yapmıştır.
Talip APAYDIN, Romanlarında Nasıl Bir Yaklaşımdadır?
İlk şiir ve öyküleri öğrencilik yıllarında yayımlanmıştır. Kendisi romanı, insanı ve çevresini anlatabilme gücü sebebiyle “Roman öbür sanat dalları içinde daha geniş çapta insanı ve çevresini anlatabilme olanaklarını taşıyor.” diyerek tanımlamıştır. Yazdıkları “köy romanı” diye nitelendirilse de kendisi böyle bir kavramın varlığını kabul etmez
Eserlerinde tanıdığı, bildiği çevreden yola çıkarak yazmayı tercih eder. Romanlarındaki olaylar kendisinin de iyi bildiği Eskişehir, Beypazarı yörelerinde geçer. Yöre halkının sorunlarına eğilmek onun tarzının bir gereğidir. Kendisinin yazma amacını “İçinden çıktığım köylümüzü; zor yaşantısı içinde ezilen, sömürülen, aldatılan halkımızı anlatmaya çalışıyorum.” şeklinde belirtir.
Roman yazarlığına başladığı “Sarı Traktör”de birçok yazarın o gün için değinmediği farklı bir konuyu ele almıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısında yurdumuzda yayılmaya başlayan makineleşmeyle birlikte köyleri saran traktöre sahip olma düşüncesini anlatmıştır. O dönem insanının ihtiyaçlarını ve bakış açısını romanlarındaki karakterler üzerinden vermeye çalışmıştır.
Çorak Anadolu toprağının işlenmek için yetersiz olması, su kıtlığı gibi konuları ön plana çıkarmıştır. “Yarbükü”nde sonu cinayete varan çeltik sulama kavgasını işlemiştir. Buradaki asıl suçluyu ise köylünün sulama sorunuyla ilgilenmeyen hükümet olarak görmüştür.
Yazarın eserlerinin genelinde konular yine köylülerin sorunlarıdır. Yoksul köylü erkekler ön plana çıkarken kadınlar onun eserlerinde daha geri plandadır. Bu durum, köylerimizde genel olarak kadının geri planda kalışına ve yazarın bu gerçeği yansıtmak isteyişine bağlanabilir.
Köylünün geri kalmışlığının sebebini de Yakup Kadri’nin de dediği gibi halk tabanından kopmuş aydınlara bağlar. Bunu bir öğretmenin ağzından yazdığı “Onları bu durumda bırakanlar da senin gibi kökünden kopmuş züppeler, nankörler.” cümlesiyle dile getirir.
2014’te bedenen gitmiş olsa da fikirleri ve vatan sevgisiyle kalbimizde yaşayacaktır.
Özellikle ülkemizin siyasi ve beşerî tarihine ilgi duyanların sadece tarih kitaplarıyla yetinmeyip yazıldığı dönemin köylüsünü başarılı şekilde anlatan Talip APAYDIN’ın romanlarını da okuması kendileri için büyük bir kazanç olacaktır.
(Serbay KAYGANACIOĞLU – serbayk@egitimaskina.com)
